Fotokitap Markası: Afillikitap’ı duydunuz mu?

Türkiye’deki web tabanlı ilk fotokitap hizmeti olan Afillikitap fotokitap servisi ile telefon, dijital fotoğraf makinesi ve bilgisayardaki fotoğraflarla sadece yarım saatte mükemmel bir fotoğraf albümü hazırlamak mümkün. Dijital yolla geleneksel bir albüm oluşturmak , ‘’İşte benim hikayem’’ demek, tatil anılarını sonsuza kadar canlı tutmak  isteyenlere Afillikitap üç kolay adımda kolay ve eğlenceli fotokitap servisi hizmeti sunuyor.

Afillikitap uygulaması ile internet üzerinden, istenilen tema seçildikten sonra fotoğraflar çok kısa sürede siteye yükleniyor ve siparişe hazır hale geliyor. Instagram, Facebook ya da Flickr fotoğraflarıyla bir fotokitap oluşturarak sipariş vermek,  oto editör ile yüzlerce renk ve tema içerisinden seçilen tamamen kişiye özel hazırlanacak fotokitaba 7 gün içerisinde sahip olmak için yalnızca 10 dakika gerekiyor.

Afillikitap ile program indirmeden sadece 3 kolay adımda  fotokitap siparişe hazır

  • Fotoğraf yükle,
  • Konuya göre tema seç,
  • Fotoğrafları yerleştir,  

Afillikitap fotokitap servisinin en önemli kolaylığı, program indirmeden on-line olarak uygulamaya girildiğinde bilgisayardaki fotoğraflarla beraber farklı sosyal medyalardaki fotoğrafların rahatlıkla aynı albüm içinde bir araya getirilebilmesi. Esnek tasarım özellikleri, sınırsız hayal gücü ve yaratıcılığa olanak sağlayan kolay kullanımı ile Afillikitap fotokitap servisi, tamamen kişiye özel renkler, şablonlar, hazır temalar kullanarak kitap oluşturmaya ve  dilerseniz facebookta  paylaşmaya da imkan  sağlıyor.

afilli
www.afillikitap.com

Hediye Kitap: Yeni Annelere Mucize Çözümler

Her annenin yolu bir gün Tracy Hogg ile kesişir. Benim de vakti zamanında keşişti, Derin daha ilk doğmuştu ve elimden “Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler” kitabı düşmezdi. Her annenin kitaplığında bulunması gereken kitaplardan birisi olduğunu düşünürüm. Belki her yazdığı size, çocuğunuza uymayabilir ama bir yerden illa bir şeyler yakalayabiliyorsunuz.

Şimdi de “Yeni Annelere Mucize Çözümler” kitabıyla Tracy Hogg geri döndü. Güven verici, gerçekçi, bilimsel görüşlere ve deneyimlere dayanan “Yeni Annelere Mucize Çözümler”, ailelere sadece daha sağlıklı ve mutlu bir bebek değil aynı zamanda daha rahatlamış ve mutlu bir ev halkı da vaat ediyor.

tracy

Bakınız Gün Yayıncılık Orhan Meriç, kendi blogunda kitap ile ilgili neler yazmış?

Gün Yayıncılık’ a ayrıca teşekkür ederim, bizleri böyle güzel kitaplar ile buluşturdukları için. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim ki her fırsatta, her yerde dile getiriyorum. Emzirme Sanatı kitabı her hamilenin okuması gereken bir kitap. Belki kim bilir, bir gün de onu hediye ederim.

Gelelim uzun lafın kısasına, Yeni Annelere Mucize Çözümler kitabı ile ilgileniyorsanız, 8.08.2013 tarihine kadar bu yazının altına yorum bırakmanız yeterli. Çekilişi Random.org üzerinden yapacak ve yine yorum kısmında duyuracağım.

Bol şanslar.

Philips Reklamlarında Yer Almak ve Hediye Kazanmak İster Misiniz?

HT Hayat’ın Pembe Bisiklet’ i yani Nam-ı Değer Hamile ve Anne Müge’ nin paylaştığı bu haberi ben de sizinle paylaşmak istedim.

Philips reklamlarında, hayatına dokunduğu annelere yer vermek, onların gerçek öykülerini duymak istiyor.

Sizlerin de paylaşacağınız bir hikayeniz olduğunu umuyoruz. Katılım için bilgi burada

Güvendiğim marka: Lansinoh

Bir hamilenin alışveriş listesinde olmazsa olmazlar vardır elbette. Ben de henüz hamile iken yapmış olduğum araştırmalar sonrasında kullanmayı tercih ettiğim bir kaç Lansinoh ürününü sizlere tanıtacağım.

Lansinoh HPA®
Lanolin, dünyanın en güvenli ve en saf lanolinini elde etmek için benzersiz bir işlemle rafine edilmiş, son derece saf yapıda lanolindir. Lansinoh HPA® Lanolin emziren annelerde ağrıyan, çatlamış meme uçlarının ağrısını dindirmeye ve korumaya yardımcı olmak için özel olarak geliştirilmiştir.

Meme ucu ağrısı genellikle bebeğin memeye rahatsız bir biçimde tutunmasından kaynaklanabilmektedir. Bu süreçte Lansinoh HPA® Lanolin meme uçlarınızın ağrısını dindirmeye ve korumaya yardımcı olur. Bebeğiniz emmeden önce silmenize, yıkamanıza gerek yoktur.

Lansinoh HPA® Lanolin en güvenli ve en saf meme ucu kremidir ve tamamen hipoalerjeniktir. Lansinoh HPA® Lanolin, İngiliz Alerji Vakfının onayını almayı başarmış tek lanolin ürünüdür. Bütün lanolinler aynı değildir. Fotoğrafı dikkatlice inceleyiniz.
lanolin

Lansinoh Latch Assist™ Göğüs Ucu Çıkarıcı
Emzirme dönemimden sakladığım iki ürün var, birisi bu, diğeri ise emzirme örtüm. Örtümü saklamamım özel bir nedeni yok, sanırım sadece duygusal.
Ama bu göğüs ucu çıkarıcıyı özellikle saklıyorum, çünkü çok faydalı bir ürün. Bir çok hamileme kesinlikle almalarını tavsiye ediyorum. Alıp, kullanan ve memnun kalan da çok.

Doğumu takip eden ilk günlerde anneler göğüslerinde şişlik ve tıkanıklık sorunu yaşayabilirler. Emzirmeyi güçleştiren bu rahatsız edici durum geçicidir. Anneler ayrıca, normalde dışarı çıkık duran meme uçlarının da cildin gerilmesi nedeniyle dümdüz olduğunu görebilirler.

latch-page

Düzleşen meme uçları bebeği emzirmeyi güçleştirebilir. Eğer bebeğiniz düzleşmiş meme ucunu doğru şekilde almakta zorlanıyorsa, bütün uğraşlarına rağmen yeterince anne sütü alamayacaktır.

Bu durumda meme ucunu nazikçe dışarı çekerek, bebeğinizin meme ucunu doğru şekilde kavramasına yardımcı olmak çok önemlidir.  Meme ucunda düzleşme sorunu yaşayan kadınlar için geliştirilen Latch Assist ™, başarılı emzirmenin ilk adımı olarak bebeğin memeyi doğru şekilde alabilmesi için meme ucunu geçici olarak dışarı çeken basit bir araçtır.

Ürün Özellikleri: Basittir, kendi kendine kontrol edilir ve etkilidir Kullanımı kolaydır, tek elle hızlı ve kolay bir biçimde uygulanabilir Hijyen ve taşımak için küçük kutusuyla birlikte gelir

Hijyen nedeniyle LatchAssist™ tek kişi tarafından kullanılmalıdır.

Dikkat: Bu ürün, alerjik reaksiyonlara neden olabilen doğal kauçuk lateks içerir. Ürün ile ilgili bu videoyu inceleyebilirsiniz.

Bir sonraki tanıtım yazımız Lansinoh Göğüs Pompası, bekleyiniz! 🙂

Lansinoh işbirliği ile Doulalık anlattım.

Günlerden 31 Mayıs 2013. Lansinoh sponsorluğunda Blogger Anne’ler ile doulalık anlatacağım. Çok heyecanlıyım… Ancak sabah aldığımız o üzüntülü haber, sonrası ve geçen onca gündür ancak bugün yazabiliyorum toplantı detaylarını.

Sabah bir heyecanla, kalktım hazırlandım. Kızımı anneme bırakmak için yola çıktım ancak yolda Twitter’ a göz atayım derken sabaha karşı Gezi’de çadırda bulunan insanları uykularında sebepsiz yere gazladıklarını okudum. O gün işte aslında her şeyin çığırdan çıkmasına neden oldu tüm yaşananlar. “Mesele park meselesi değil arkadaş. Sen hâlâ anlamadın mı?” ile başlayan direniş devam ediyor ve edecekte.

Gündem sebebi ile katılımcılar arasından doğal olarak fire verdik, az da olsa öz bir katılım ile sohbetimiz gerçekleştirdik. Neşeli olmaya, endişeli olmamaya özen gösterdik ama nafile.

Katılan tüm blogger annelere: Gamze, Sezen, İpek, Fulden ve Duygu’ya , yanımda olan Sima Doula, Merve Doula, Filiz Doula’ya; Canım Arkadaşım Özge’ye; Lansinoh’a; Lansinoh Ürün Müdürü Derya Hanım’a ve bu toplantıyı organize eden, bana inanan, destekleyen Hayaller Fabrikası Şebnem Çavuşoğlu’na yürekten teşekkür ediyorum.

Sohbetimiz doulalık ile başladı. Ben doula nedir, doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğumda doula desteği nedir, anlatmaya çalıştım. Ardından Derya Hanım Lansinoh grubunun ürünlerinin tanıtımı ile devam etti. Sizlere bu ürünler ile ilgili bilgiyi ayrı bir yazı olarak sunacağım.

En kısa zamanda ikincisini düzenlemek istiyorum, gündem artık değişmeyecek bunu biliyoruz. Taşlar yerinden oynadı, hayat devam ediyor ama farklı değil mi?

20130531_104313
20130531_104344
photo 3

photo 2

 

Et, et saklama, et pişirme ile ilgili bildikleriniz, bilmedikleriniz!

1

22 Mayıs 2013 tarihinde İnternet Anneleri’ nin Beeves Butcher & Steakhouse ile birlikte düzenlediği blogger anneler için harika bir workshop ‘a katıldım.

Biz ailecek, et yemeyi çok severiz. Hele Derin yağı var mı bunun direk atlıyor etlere. Sanırım etten çok etin yağını seviyor 😦

Öncelikle bu kadar faydalı bir organizasyon düzenledikleri için İnternet Anneleri’ ne ve  Beeves Butcher & Steakhouse çok teşekkür ederim.

Et ile ilgili bir sürü bilmediğim ve yanlış bildiğim konu varmış. Bu yazı kaçmaz, muhakkak okuyun. Okumakla kalmayın, etrafınızdakilere de anlatın. Çok faydalı bilgiler var, şimdiden uyarayım sizi…

Öncelikle Beeves Butcher & Steakhouse’un sahibi Sidar Budak, tam 25 senedir hayvancılık ile uğraşıyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde hayvancılık ile ilgili çalışmalara katılmış. İşini gerçekten iyi bilen ve anlayan birisi. Hatta bazı çiftliklere danışmanlık bile yapıyormuş.

Kars ve Gebze’de çiftlikleri var. Sidar Bey’ in ilk cümlesi “Kasabınıza teslim olmayın! Yapacağınız yemeğe göre nasıl bir ete ihtiyacınız olduğunu bilin ve kasabınızdan bunu talep edin.”

Et bulunduğu bölgeye göre tat ve yumuşaklığa sahiptir. Kendileri hayvanların sadece sırt kısımlarını kullanıyorlar, bu da hayvanın %28’lik bölümüne denk geliyor. Hayvanların bu kısımları yağ oranının arttığı, yumuşak ve lezzetli etlerin bulunduğu kısımlardır. Hatta kadınlar hep bonfile yer neden hep bonfile yiyorsunuz etin daha lezzetli bölümler var diye de bizi uyardı.

Et yüksek oranda sıvı barındıran bir yapıya sahiptir. Bıçakla işlem yapılırken bile dikkat edilmelidir. Ete her dokunduğunuzda sıvı kaybeder. Ete tadınız, lezzetini veren bu sıvıdır, o nedenle çok pişirip sıvının kaybolmasına neden olmayın diye ekliyor Sidar Budak.

Dana etinin sadece %30’u değerli ettir.  Hayvanın geri kalan et bölümü ise  ise yemeklik ve kıymalık olarak kullanabileceğiniz daha az değerli kısımlarıdır.
Etin lezzetli ve yumuşak olması için sinir ve kas içermemesi gerekir bu yüzden hayvanın en az hareket eden yerleri tercih edilmeli, bu en az hareket eden ve kas içermeyen etler de hep sırt kısmında yer alır.

But, gerdan gibi kaslı yerlerin ise saatlerce pişmesi gerekir, haşlama yapılabilir, uzun saatler fırında pişirilebilirsiniz.
Kıyma için  döş ve kaburga üst bölümünü tercih edin.  Ayrıca kıyma en az %25 yağlı olmalıdır. Kasaplar genelde yağsız ete başka bir bölgeden yağ alıp karıştırarak kıyma çekerler ama bu lezzetsiz olmasına neden olurmuş. Kıymayı iki kere çektirin.

“Antrikot etin kralıdır” dedi Sidar Bey!..

Et içinde mikroorganizmalar barındırır, dolayısı ile dolaptan çıkarılan eti hemen pişirmeyin. Oda sıcaklığına gelmesini bekleyin.

Et pişirirken döküm tava kullanın. Teflon tavada et pişirilmezmiş. Eyvah işte ilk yanlışı burada yapıyorum!

Neden döküm tava, çünkü döküm tavalar yaklaşık 450-500 derece sıcaklığa ulaşabiliyorlarmış, ve bu sıcaklığı da uzun süre koruyabilirlermiş.

Et zeytinyağ ile pişirilmez. Döküm tavaya eti koymadan önce sıvı yağ (Ayçiçek-fındıkyağ) ile etin her iki tarafını da yağlayın. Ardından deniz tuzu ile tuzlayın. Eti pişirirken yüksek ısıya atıldığında; aldığı ısıyla yüzeyi mühürlenmiş olur bu da içindeki sıvının dışarı kaçmamasını sağlar.

Az pişmiş et için, etin her iki yüzeyini de üçer dakika pişirin.

Pişirme tekniği çok önemli, öyle sürekli çevirerek pişirmiyoruz… İşte ikinci yanlışım burada geliyor. Eti döküm tavaya koydunuz, bir tarafı istediğiniz oranda piştikten sonra eti çeviriyorsunuz ama hemen aynı yerde pişirmiyorsunuz. Yaklaşık 90 derecelik bir açı konumuna etin diğer yüzeyini koyup pişiriyorsunuz. ama tavanın daha önce kullanılmamış kısmına doğru çevirin. Bu çok ilginç işte…

Eti pişirdikten sonra direk servis yapmayın, bir kaç dakika dinlendirin. Böylelikle eti kesince su salmaz.
Pişmiş sıcak eti soğuk porselene koyarsanız su kaybeder bu yüzden ya tabağı ısıtın ya da bambu/ahşap tabaklar kullanın
Pişirme süreleri için az pişmiş her iki tarafı 2’şer dakika, az-orta pişmiş 3’er dakika, orta pişmiş 5’er dakika, iyi pişmiş (ki bu çok tavsiye edilmiyor) 7’şer dakika. Ama bu dakikalar pişirme için kullanılan ekipmana göre değişkendir.

Dünya üzerinde iki çeşit dinlendirme sistemi vardır. Biri wet aging yani bildiğiniz marinasyon. Diğer ise dry ging yani kuru dinlenme.
Kuru dinlenme etin 0 derece ve %80 nem oranında 25-28 gün bekletilme yöntemidir. Bu süreç sırasında etin içindeki enzimler, mikroorganizmalar ve bakteriler etin içindeki sinir kas yapısı ve duvarlara bir pirana sürüsü gibi saldırarak ette bulunan zararlı dokuları, sinir ve kas yapılarını ve kolesterol yapan tüm dokuları yok eder. Bu süreç zarfında etlere hem dıştan hem de içten koruma olduğundan 28 günlük süreç sonunda %30’luk bir fire oluşurmuş. Fire oluşumu tabi ki etin maliyetini de arttırmaktadır.

Eti marine etmek için asitli malzemelere ihtiyaç vardır. Amaç, kullandığın asitli malzeme ile etin içerisindeki sinir, kas dokusunun yıkılmasını sağlamak. En ideal marinasyon malzemeleri; zeytinyağı, süt, krema. Bunlar dışında soğan suyu, limon, soya soyu ve yoğurt da kullanılabilir.
Tuz eti sertleştirmez. Ayrıca lezzet için tuz yerine az soya sosu tercih edilebilirsiniz.  Ama asla etin tadının önüne geçecek kadar çok malzeme kullanmayın. Kullandığınız baharatlar mümkünse taze olsun, taze kekik, taze biberiye vs. İyi bir marinasyon için minimum 8 saat; maksimum 18 eti dinlendirmelisiniz.

Köfte  için mor soğan kullanmanız daha iyi olurmuş. Hatta önce soğanı robotton geçirin, suyunu sıkın, soğanı yıkayın, tekrar suyunu sıkın ve o hali ile soğanı köfteye ilave edin önerisinde bulundu Sidar Bey.
Köfte için en ideal kıyma %30 yağlı etten elde edilir. Min %25 olmalıymış.
Köftede soğanın oranı %10 civarında olmalı aynı şekilde kuru ekmek miktarı da %10’u geçmemeli. Ekmeği kesinlikle ıslatıp koymayın.
Kıymayı çift çektirin. Köfteleri dondurmayın, lezzeti ve suyu kaybolur. Aslında tüm etleri dondurucuya koymayın diyor.
Köfteyi yoğurduktan sonra dolapta 1 saat kadar dinlendirirseniz daha da lezzet kazanır.
Köfteyi kısık ateşte ve  sık sık çevirerek pişirin.

Günün lafı ” Ete eziyet etmeyin!” Yani eti dövdürmeyin. Çok da baharat koymayın.

et
Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi hayvanı bölümlere ayırırsak %28’lik bölümü sırt bölümüdür. Rib yazan bölümden antrikot ve dallas steak çıkar.
Short loin kısmında ise etin bonfile ve kontrfile bölümü vardır. Ayrıca T bone steak bu bölümdür. T bone steak 2 farklı etten oluşur; küçük kısım bonfile-büyük kısım kontrfile .

Bu güzel bilgi paylaşımının ardında et pişirme ve zevkle tatma bölümüne geçtik. Ben pek tadamadım, kızımdan fırsat kalmadı ama olsun 🙂

Şimdi sizi Sevgili İpek Süer’ in harika fotoları ile baş başa bırakıyorum.

3

2

5

4

P.F. Changs’s: Kaliteli, Lezzetli Misafir Perverliğin Adresi

15 Mayıs 2013 tarihini bir kenara not ettim, neden mi?

Gördüğüm en sıcak, samimi bir misafirperverlik ile tanıştım çünkü.

Çocuklar ile P.F. Chang’s daveti için, öncelikle Etiler P.F. Chang’s e teşekkürler….

Ben Çin yemeği çok severim, hal böyle olunca, böyle bir daveti geri çeviremezdim. P.F. Chang’s Etiler de blogger anneler ile çok keyifli bir öğle yemeği yedik, içtik….

TOPLU

Mekana girer girmez en çok dikkatimi çeken ise; samimi personel, ilgili personel, mutlu personel, temiz personel oldu!.

P.F.Chang's_Giriş
P.F. Chang’s hakkında bazı notlar:

  • P.F. Chang’s menüsü, Çin’in farklı kültürlere sahip bölgelerinden ilham alınan tariflerin özel bir karışımı olarak P.F. Chang’s’in kurucusu Philip Chiang tarafından geliştirilmiştir.
  • P.F. Chang’s yemeklerinizi en iyi kalitedeki malzemeleriyle sipariş verildikten sonra taze taze hazırlar ve servis eder.
  • P.F. Chang’s restoranlarında kullanılan gıda malzemeleri günlük olarak gelir.
  • P.F.  Chang’s, çoğu ülkede yerel tedarikçilerle birlikte çalışır. Özellikle de sebze ve alkollü içeceklerin yerel olarak tedarik edilmesine özen gösterir.
  • P.F. Chang’s China Bistro, ABD’de bulunan 5 binin üzerinde restoranla ilgili tüketici deneyimlerinin ölçüldüğü 2011 Zagat Araştırması’na göre, “Amerika’nın en popüler tam hizmet markası” olarak seçildi.

Bir gün mutlaka yolunuzu değiştirin ve burada keyifli bir yemek yiyin. Ben Anadolu Yakası’nda açılması için dua etmeye başladım bile…

En aklımda daha doğrusu tadı damağımda kalanlar;

1

35

4  2

Fotoğraflar için sevgili İpek’e Anne Fara Yakaladım’ a çok teşekkür ederim.